-
EĞİTİM BİR KİTLE İMHA SİLAHI
Zorunlu okul eğitimiyle çocukların işçi olarak yetiştirildiğini, sorgulamayan karşı çıkmayan, uyuşmuş, yaratıcılıktan ve hayal gücünden uzak, hepsinden acısı kendine güvenden uzak yetiştirildiğini söylüyor kitap. Tüm bunların devletler ve ekonomi devlerinin işbirliğiyle yapıldığını, ‘ergenlik’ kavramının sırf çocukluk süresini uzatmak için icat edildiğini, bu sayede çocukların hayata atılmasının geçe kaldığını söylüyor. Günün…
-
UYSALLAR
Sessiz çığlıklar… Konuşulması gerekip konuşulmayanlar… Çok konuşup çok bağıranlar… Sıkışmış ruhlar… Arayışlar… Kaçışlar… Uysallar… Asiler… Artık uysal olmak istemeyenler… Aile hapishanesi. Hepimizin içi kargaşalarla dolu bir kitli oda. Ya ses çıkmıyor orda ya kaos var. Ya bağırışlar kopuyor içinde asıl konuşulması gerekenlerin olmadığı ya uzun susuşlar… Konuşmak, dinlemek, empati ve…
-
MAHALLE YANARKEN SAÇINI TARAYANLAR
Teknolojinin hayatımıza girmesiyle vicdanlarımız tüm kapasite çalışmak zorunda kalmaya başladı. Önceden olsa insanlar en fazla yan köydeki olumsuz yaşantılara üzülürken biz öyle zamanlar oluyor ki normal bir güne uyanamıyoruz. Her gün farklı bir felaket. Ama kentimizde ama dünyanın öbür ucunda. Bu sebeple her yaşanan olayın ağırlığını kalbimizde taşımaktan vicdan yorgunu…
-
SİNEKLERİN TANRISI
Henüz ergenliğe girmiş bir düzine çocuğu bir adaya koysak kuracakları düzen nasıl olurdu? Çocuk saflığıyla bir dayanışma örneği mi sunarlar bize yoksa çocuk bencilliğinin çıkmazlarını mı? Çocukları saf ve temiz kabul ederken çoğu zaman onların yetişkinlerin gizli birer taklitçisi olduklarını unutuyoruz. Bebeklikten itibaren bir yetişkin tarafından bakılması gereken bu varlıkların…
-
BAŞKASINA SEVİNEMEMEK
İnsanoğlunun problemlerinden bir diğeri de bu. İnsanlar başkalarının kazançlarına, başarılarına, sevinçlerine onlarla beraber sevinemiyor. Hatta bazen belli ölçüde bu durumlardan rahatsız bile olabiliyorlar. Nasıl ki acı konusunda kesin bir empati yeteneğimiz yoksa yani acı çekenin tam manasıyla ne yaşadığını anlayamıyorsak mutluluk konusunda da aynı duyguyu yaşamamız beklenemez zaten. Fakat…
-
ŞEÇİCİ OLMANIN ZORUNLULUĞU
‘Her gün sadece yirmi dakikanı ayırarak…’, ‘her gün bir saat erken kalkarsanız…’, ‘yatmadan önce on dakikanızı ayırıp bunu yaparsanız…’ diye başlayan onlarca cümle duyuyoruz son zamanlarda. Evet günde bir saatimi ayırırsam düzenli spor yapabilirim, günde yarım saat ayırsam düzenli kitap okuyabilirim, on beş dakikamı ayırsam her gün yüz yogası yapabilirim,…
-
PARAZİT
Üsttekiler ve alttakiler… Üsttekiler için nedir etik? Alttakiler için nedir? İkisinin bakışı aynı olabilir mi? Olmazsa bu farklılıklar doğal kabul edilebilir mi? Toplumda bu tarz farklılıkların olması hoş mu, doğru mu, etik mi? Ya da ne dereceye kadar etik sayılabilir? İnsanlar bir günde kutuplaşmıyor. Kimileri sahnenin baş aktörü olurken kimileri…
-
ÖFKE DANSI
Sadece kadınların öfkesini konu alan bir kitap yazılmış olması bile manidar. Neden bu kadar öfkeliyiz? Erkeklere kıyasla genel anlamda içimizde daha fazla öfke biriktirmemizin sebebi ne? Ve tüm bunlardan nasıl kurtulabiliriz? Hangi kültürde olursa olsun, kadın çalışma ve dolayısıyla mülk edinme hakkını elde edene kadar, ev işlerinden sorumlu…
-
HAYATI YENİDEN KEŞFEDİN
Sıfırdan başlamak, kimlik ve kişiliğimizi tüm geçmiş etkilerden arındırarak baştan oluşturmak ne derece mümkün bilemiyorum. Fakat bu kitap tam da bunun için bir başlangıç kitabı niteliğinde. Annemizden, babamızdan, öğretmenlerimizden, bizi yetiştiren ve bize etki eden herkesten öğrendiğimiz düşünce kalıplarını fark etmemizi ve bize ayak bağı olan ve zarar veren düşüncelerden…
-
KUVVETLİ BİR ALKIŞ
İçindeki odayı temizlemelisin. Tüm geçmiş dağınıklıklarını, çocukluktan kalan oyuncaklarını, kitaplarını, kıyafetlerini, tüm dolaplarını döküp baştan tozunu almalısın. Atılacakları atıp kalanları güzelce yerleştirmelisin yerine. Kendi zehirli yılanını ilk kez kendin dinlemelisin ve çözmelisin sorununu. Bunları yapmadan bir misafir ağırlamamalısın o odada. Tüm dağınıklığını ona miras bırakmamalısın. Eğer yaparsan, senin yılanın başkalarını…